Biliyormusunuz olmayan okurlar bana arada bir geliyorlar. Aynı gün içerisinde melankolik, sinirli, mutlu olmayı kaldıramıyor benim beynim. Bir süre sonra kayış kopuyor yani. Ortalığa küfür ediyorum, insanların duyabileceği şekilde bağıra bağıra laf sokuyorum, sinirli sinirli yürüyüp insanlarla ters ters bakıyorum, ardından da kahkahayı patlatıyorum ben delirdiğimde. Insanlara katlanamaz oluyorum hatta.
Ama deliliğin de güzel tarafları yok değil. Beyin stres atıyor adeta. Düşünce yok, tasa yok, dert yok. Ödevlerim yetişecek mi? Hangi derslerden kalacağım? Okulu mu uzatıyorum? Napıcam lan ben? Bu sorulardan hiçbiri yok. Ne kadar güzel aslında değilmi? Nihahaahahah!
Ama ondan sonra sevgilim ve Cem Karaca deliliğimi mutluluğa çeviriyor resmen. Onlar olmasa deli deli dolaşırdım ben herhalde. İyi ki de varlar, ikisi de bir tane. Böyle işte olmayan okurlarım. Si yu leytır eligeytır.
Beni siz delirttiniz
Evet, evet, siz
Kırmızı ışıkta geçen şoförler ve boşverli türküler
Sahil yolundaki kazalar, denize düşen şu uçak
Beyaz camda hayvanlar ve reklamlar
Yeşilçam'da baldır bacak
Beni siz delirttiniz
Evet, evet siz delirttiniz beni
Uçaklar, rüşvetler ve mobilyalar ve ahlak üstüne nutuklar
Günden güne ufalan ekmekler, pasta yesin efendiler
Ama gaz tenekesiyle su kuyrukları
Ve bir başbuğun buyrukları, başbuğun buyrukları
Beni siz delirttiniz
Evet, evet siz delirttiniz beni
Hiç kuşkum yok bundan eminim
Darılmaca yok ben bir deliyim ama beni siz delirttiniz
Gelin siz de katılın siz de bize, bizde herkese yer var
Dostlarım hep Napolyon hepsi Sezar
Bol miktarda Hitler de çıkar
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder